<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.6" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Hisset</title>
	<link>http://hisset.anafikir.com</link>
	<description>Bir göz kırptım, aklımda o vardı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Mar 2010 19:33:59 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Açıl</title>
		<description>&#169; Lauren Withrow

Önümüzde bir sürü bilinmezlik, artık taşımakta zorlandığımız binbir türlü sorumlulukla puslu havalar içinde kalırız. Ne hep yanımızda hissettiğimiz dostlarımızın renkleri görünür gözümüze, ne de kahkaha atacak kadar mutlu olduğumuz zamanlar...

Tek isteğimiz kaçmaktır her şeyden. Açılmak. Arkaya bakmadan, ne olacak diye düşünmeden uzaklara gitmek. Huzuru oralarda bulur, kurtuluruz diye ...</description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/acil/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Düzelebilsek</title>
		<description>&#169; Ally Jade

Çoğu zaman başkalarını kendimize uydurmak için uğraşırız. Olmaz. Yine de, her seferinde bana benzesin, benim sevdiklerimi sevsin, sevmediklerimi yapmasın isteriz.

Ya kendimizi başkasına benzetmek istediğimiz zamanlarda ne olur? Her yaptığımız batttığında bir yanımıza, ruhumuzun hamuru başka türlü yoğrulmuş olsaydı keşke diye hayıflanlığımızda ne olur? Değişmek, düzelmek isteriz. Ama bunu ...</description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/duzelebilsek/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Dönüş</title>
		<description>&#169; Fate

Hafta sonu, sabah, güneş doğmadan kaldırır annesi çocuğunu. Bahçeye gidilecektir. Yaz sıcağı kendini belli etmeden iş bitirilebilsin diye. Çocuk gözlerini ovuşturarak kalkar, mahmur. 

Öğleye doğru biter iş. Yol kenarında bekler çocuk. Babası gelecek ve alacaktır onları asfaltın yanından. Yorgundur, en uzağa bakar, yolun incelip, görünmez olduğu yere.

Dönerken tek bir ...</description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/donus/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Tan</title>
		<description>&#169; Strange

Gözünüzü açtığınızda yapacak, yetişecek hiçbir şeyin olmadığı bir zamanda nefes alırken yaşadığını hisseder insan. 

Etrafımızdaki her basit şey daha bir anlamlanır. Uzakta bağırışa bığırışa oynaşan çocuklar, ağacın en tepesindeki yaprakların sallanışı, rüzgarla oynaşan perde, duvardaki pütürcükler, hareket ettiğini farkedemeyeceğiniz kadar yavaş süzülen bulutlar... O zaman mı dinlenir insan, o ...</description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/tan/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Rüyama Uyansam</title>
		<description>&#169; Fraisid

Film olur bir süre sonra hafızada. Gülüşü, endişesi, sevişi, öpüşü, gözünün içinden kalbine bakışı.

Bazen başa sarar. Ama bu, eski günlere dönme değildir ki. Sadece izleyebilirsin. Kopuk, yitmiş, özlenmiş. Bu kadar. Yapacak hiçbir şey yoktur. Eskitmişsindir. Kaybetmişsindir. </description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/ruyama-uyansam/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Onlar</title>
		<description>&#169; Mies

Güneş sanki ilk kez bu kadar açıktadır, yakındadır. Önünü kesip, onu uzaklaştıracak, yabancılaştıracak binalar yoktur etrafta.

Gele-gide kendiliğinden oluşmuş toprak yoldan, yalnızca traktörler ve en genci 10 yaşında olan cılız motosikletler geçer. O da arada sırada.

İlk kez geldiğiniz bu köyde, önünden geçtiğiniz her insan "Hoşgeldiniz" der, şaşırırsınız. Onlar başkadır.  </description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/onlar/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Başarı korkusu</title>
		<description>&#169; Even

Hiç "başarı korkusu" diye bir şey duydunuz mu? Hiç tahmin edemeyeceğiniz ya da yalnızca hayal ettiğiniz şeyleri başardıktan hemen sonra geliverir. Yani tam da sevinmeyi hakkettiğiniz sırada ortaya çıkar. Bir garip haldir. 

Zor bela elde ettiğiniz başarınızın getirdiği her yeni güzellikten, sorumluluktan çekinmenize neden olur. "Devamını getirebilecek miyim?" yankılanır. ...</description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/basari-korkusu/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mümkün</title>
		<description>&#169; Farrita

Hiç olmayacak gibi gelen, imkansız gibi görünen bir sürü şeyin, ufacık bir bakış açısı değişikliği ile olabilir hale gelmesi ne umut vericidir.

Hiç olmaz mı, olur... </description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/mumkun/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Çocuk</title>
		<description>&#169; Gunnisal

Çocukken zihnimiz alabildiğine özgür, alabildiğine açtır. Akar gideriz başkalarının düşüncelerinin arasından, kendi istediğimiz, güzel yöne. Çünkü yanlış yapmaktan korkmayız. Hayallerimiz hep büyük, yaratıcılığımız doruktadır.

Sonra okulda, yanlış yapmanın ne kadar "kötü" bir şey olduğunu söyler testler, sorular, öğretmenler. Küçülür hayallerimiz, daralır ufkumuz. Köreliriz. Yanlış yapmamaya programlanmış diğerlerine benzeştiriliriz. Ama aynı ...</description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/cocuk/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yara</title>
		<description>&#169; Netream

Bir sürü yara alırız. Bazılarını kaparız. Diğerleri kalır.

Kalanların içinde garip şeyler ürer. Bu gariplikler hüzünlü bir şekilde yaşamaya devam eder yıllarca. Gariplikler, bazılarının içinden "sanat" olarak çıkar. Başkalarının hayatlarına da dokunur, anlam verir. Yara almak "güzel" şeydir. </description>
		<link>http://hisset.anafikir.com/yara/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
